Simya Sözlüğü

A

Alembik İmbik

Damıtma işleminde kullanılan, buharı yoğunlaştırıp saf özü ayırmaya yarayan simyasal düzenek. Kabın üzerindeki gaga biçimli boru, uçucu olanı sabit olandan ayırmanın fiziksel karşılığıdır; simyacı için ise ruhu maddeden arındırma çabasının simgesidir.

Anima Mundi Dünya Ruhu

Evrenin tamamını canlı ve bilinçli bir bütün sayan hermetik öğreti. Her taşın, bitkinin ve yıldızın aynı yaşam gücünden pay aldığı düşüncesi, simyacının doğayla kurduğu ilişkinin temelini oluşturur.

Athanor Fırın

Büyük Eser boyunca sabit ve kesintisiz bir ısı sağlamak için tasarlanmış özel simya fırını. Adı Arapça tennur dan gelir; içindeki ateş, dönüşümün hiç sönmemesi gereken sabrını temsil eder.

Azot Evrensel İlke

Hermetik simyada başlangıcı ve sonu, ilk maddeyi ve nihai özü aynı anda ifade eden gizemli terim. Latin, Yunan, İbrani ve Arap alfabelerinin ilk ve son harflerinden türetildiği söylenir; her şeyin içinde bulunan tek gerçeği anlatır.

C

Citrinitas Sarartma

Büyük Eser’in üçüncü aşaması; karanlıktan (Nigredo) ve arınmadan (Albedo) sonra gelen, bilincin altınla özdeşleştiği aydınlanma evresi. Günümüz yorumlarında çoğu zaman Albedo’nun bir uzantısı olarak da ele alınır.

Coniunctio Birleşme

Zıtların, özellikle Kükürt ile Cıvanın, güneş ile ayın bir evliliğe benzer biçimde bir araya gelmesi. Bu birleşme olmadan yeni bir şeyin doğması, yani dönüşümün tamamlanması mümkün değildir.

Cıva Merkür

Üç simyasal ilkeden biri; ruhu, akışkanlığı ve değişimi temsil eder. Maddenin uçucu, canlı ve dönüştürücü yanını simgeler; Kükürt’ ün sabit ateşiyle birlikte dengeyi kurar.

D

Damıtma Distillatio

Bir maddeyi ısıtıp buharlaştırarak saf özünü geri kalanından ayırma işlemi. Simyacı için bu, kabalığın içinden inceliği çekip çıkarma sanatıdır.

E

Elementler Dört Unsur

Antik doğa felsefesinden gelen Ateş, Su, Hava ve Toprak; tüm maddenin ve karakterin temel yapı taşları kabul edilir. Simya, bu dört gücün insanda ve doğada nasıl dengeleneceğini arayan bir çalışmadır.

F

Felsefe Taşı Lapis Philosophorum

Sıradan metalleri altına dönüştürdüğüne, hastalığı iyileştirdiğine ve ömrü uzattığına inanılan efsanevi madde. Büyük Eser’in nihai hedefi olarak görülür; maddi bir cevherden çok, kişinin kendi özünü arındırmasının simgesi olarak okunur.

Fermantasyon Fermentatio

Ölü görünen maddenin içine yeni bir yaşam soluğunun girmesi; çürümenin (Putrefaction) ardından gelen canlanma evresi. Şarabın mayalanmasıyla benzer bir dönüşüm mantığı taşır.

G

Gül Rosa

Simyasal metinlerde sıkça karşılaşılan, ruhsal olgunlaşmayı ve gizli bilgeliği temsil eden çiçek simgesi. Beyaz gül Albedo’yu, kızıl gül Rubedo’yu çağrıştırır.

H

Hermetizm

Adını Hermes Trismegistus’tan alan, simya, astroloji ve teurjiyi bir arada barındıran öğretiler bütünü. “Yukarıda ne varsa aşağıda da odur” ilkesi bu geleneğin merkezinde yer alır.

İ

İksir Elixir

Felsefe Taşının sıvı hâli olarak tarif edilen, dönüştürücü ve iyileştirici güce sahip kabul edilen madde. Arapça “el-iksir” kelimesinden gelir; kökeninde kuru toz anlamı da bulunur.

K

Kalsinasyon Calcinatio

Maddenin yüksek ısıyla yakılarak küle indirgenmesi işlemi; Büyük Eser’in ilk fiziksel adımlarından biridir. Simgesel olarak egonun ve eski alışkanlıkların ateşte arınmasını temsil eder.

Katılaştırma Coagulatio

Uçucu olanın yeniden sabit bir forma dönmesi; Solve et Coagula döngüsünün ikinci yarısı. Çözülen şeyin yeni ve daha saf bir bütünlük içinde yeniden bir araya gelmesidir.

Kükürt Sülfür

Üç simyasal ilkeden biri; sabitliği, iradeyi ve içteki ateşi temsil eder. Cıva’nın akışkanlığına karşı duran, formu ve yönü belirleyen güçtür.

M

Magnum OpusBüyük Eser

Simyanın tüm sürecini kapsayan, Nigredo’dan Rubedo’ya uzanan büyük dönüşüm yolculuğu. Hem laboratuvardaki fiziksel işlemleri hem de kişinin içsel olgunlaşmasını aynı anda anlatır.

Materia Prima İlk Madde

Her Büyük Eser’in başladığı, henüz biçim almamış, kaotik ham hâl. Simyacı bu belirsiz başlangıcı tanımadan hiçbir dönüşüme girişemez.

Mikrokozmos ve Makrokozmos

İnsanın (küçük evren) evrenin (büyük evren) bir yansıması olduğu hermetik ilke. Bir simyacının kendi içinde bulduğu her yasa, aynı zamanda kozmosun da yasasıdır.

N

Nigredo Karartma

Büyük Eser’in ilk aşaması; ham maddenin çürüyüp kararmasıyla başlayan, eski formun tamamen dağılmasını gerektiren evre. Genellikle bir kriz, bir “karanlık gece” deneyimi olarak yaşanır.

O

Ouroboros Kuyruğunu Yutan Yılan

Sonu ve başlangıcı aynı noktada birleştiren, döngüsel dönüşümü anlatan kadim simge. Simyada madde ile ruhun sonsuz bir çevrimde birbirini beslediğini hatırlatır.

P

Putrefaction Çürüme

Materia Primanın kendi eski yapısını tamamen kaybederek ayrışması. Bu çözülme olmadan yeni bir düzenin, yani Fermantasyonun başlaması mümkün değildir.

R

Rubedo Kızıllaşma

Büyük Eser’in son aşaması; Kükürt ile Cıvanın kusursuz birleşiminin, Felsefe Taşının nihai olgunluğa erişiminin rengidir. Kızıl, bütünlüğün simgesidir.

S

Simya Alchemia

Maddeyi arındırıp dönüştürme sanatı; aynı zamanda kişinin kendi iç dünyasında yürüttüğü bilinç ve arınma çalışması. Kelimenin kökeninde “kara toprak” anlamına gelen “kemi” bulunur ve Nil’in verimli topraklarına gönderme yapar.

Solve et Coagula Çöz ve Birleştir

Simyanın temel işleyiş ilkesi; önce bir şeyin çözülmesi, sonra daha saf bir formda yeniden birleştirilmesi gerektiğini söyler. Bu döngü, hem laboratuvar işlemlerinde hem de kişisel dönüşümde defalarca tekrarlanır.

T

Transmutasyon Transmutatio

Bir maddenin doğasının tümüyle başka bir maddeye dönüşmesi; kurşunun altına dönüşmesi bunun en bilinen örneğidir. Simyacılar için asıl transmutasyon, kişinin kendi karakterinde gerçekleşendir.

Tuz Sal

Üç simyasal ilkeden üçüncüsü; bedeni, somutluğu ve süreklilik kazanan yapıyı temsil eder. Kükürtün ateşi ile Cıvanın akışkanlığının içinde şekillendiği zemindir.

V

Vitriol V.I.T.R.I.O.L.

“Visita Interiora Terrae, Rectificando Invenies Occultum Lapidem” sözünün kısaltması; “Toprağın içini ziyaret et, arındırarak gizli taşı bulacaksın” anlamına gelir. Dış dünyada değil, kişinin kendi derinliklerinde aranması gereken bir arayışı özetler.

Z

Zümrüt Tablet Tabula Smaragdina

Hermes Trismegistus’a atfedilen, hermetik felsefenin özünü birkaç cümlede toplayan kısa metin. “Yukarısı nasılsa aşağısı da öyledir” ilkesiyle tüm hermetik geleneğin temel kaynaklarından biri kabul edilir.